23 Mayıs 2011 Pazartesi

"Çünkü hiçbir 1 ya da 2, benim gibi bir 3 olamayacak..."

Yaşlanıyoruz şakaları arasında yaşımızın gittikçe çocukluktan çıkması gerçeği beni mahvediyor.
 Büyümeye karşı inatla direnmeme rağmen bıyıklarım aldı başını gidiyor hehehe. Şaka bir yana Nuri Bilge Cannes'da ödül alırken ben de Oscar alıyordum. Hem de En İyi Kanka dalında..

Hayat garip. Gittikçe birbirimizden uzaklaşıyoruz. Çok değil birkaç sene önce kimlerle kutladığımız doğum günlerimizi geçen yıl kimlerle ve bu yıl kimlerle kutluyoruz. Hayatın akıntısı bizi sürüklemiş haberimiz yok. Kişisel çıkarlarımız egolarımız aşklarımız nedeniyle oluyor tüm bunlar. Çok kolay siliyor insanlar insanları artık. Gittikçe azalıyoruz aslında hem nicelik olarak hem nitelik olarak.

Hep "ben haklıyımcılıklar" yüzünden oluyor. Yaşlandıkça daha çok farkına varıyoruz bunun.

Sen yapmadın mı diyeceksiniz. Yaptım doğru. Ama şunu da öğrendim. Birisine haksızlık yaptığını düşünüyorsan ona söyle. Artık daha az inatçıyım. Prensiplerim değişmedi esnedi. Eğildim ama kırılmadım. Başkalarını kırmaktansa kendimi eğmeyi tercih ediyoruma artık.

Eskiyle yaşamanın ne kadar saçma olduğunu anlayalı tam 1 sene oldu. Geçen sene bu zamanlar anlamaya çalışıyordum. Ve anladım. Şimdi ise dönüp geriye baktığımda sadece acı acı gülümsüyorum.

Genel anlamda çevreme baktığımda da kendi kişiliğiyle kavga eden ve geçmişinden kaçtığı izlenimine kendini bile inandırıp aslında o geçmişin etrafında bir hayalet gibi gezen ruhlar da görmüyor değilim. He ben artık ruh çağırmıyorum. Batıl inançlarımı rafa kaldıralı da birkaç sene oluyor hehehe.

Geçmiş doğum günlerime baktığımda şimdi ki daha bir neşeli geldi ama bir o kadar da buruk. Ben bir parti düzenlemedim çünkü. Birçok dostum yoktu. Ama beni bahane edip toplanan arkadaşlarım sağolsunlar beni de davet ettiler doğum günüme=)

İşte uzun zamandır hissedemediğim o çocukluğumu hissettim. Açtığım her hediye paketinden çocukluğum çıktı anılarım sevinçlerim çığlıklarım o kaydıraktan düştüğüm için kafama konan soğanın kokusu bile oradaydı...

Kadınlar bağrına bastı annem gibi, sevgilim gibi... Kadınlar sevdi beni kadınlar üzmüştü zaten. Ama kadınlar seviyor beni üzseler de bazen.

Kadın kokusu işte o biraz. Çocukluk yaramazlık biraz tuzu gözyaşlarının sanki. Biraz bozuk para çalmak herkes uyurken tabureye çıkıp ceplerden... Ama yakalanmak agzındaki çukulatayla sırıtarak siyah dişlerle=))

Siz de kızmayın çukulata için bozuk para alırsa çocuğunuz ileride.

Hayatta en değer verdiğin şey çukulata olsun diyeceğim ileride çocuğum olursa. Para, şöhret, seks, uyuşturucu, alkol değil. Hiçbiri değil. Çukulata olsun... Çukulata koksun çünkü mutlu olsun yesin.


Doğum günümde sarıldığım her kadın döndürdü beni çocukluğuma, eski aşklarıma... Her veda hatırlattı bana eski vedaları. Neden vedalaşmak zorunda olduğumuz gerçeğini ve bu gerçeğin saçmalığını, tüm gerçeklerin saçma olmasını belki de...

Pasta almadım o gece evet. İstemedim çünkü. Pasta iyi şeyler hatırlatmıyor bana ben alınca. Ben taşıyınca ve üzerindeki mumları ben üfleyince. Bana ayrılık gibi geliyor her kutlama biraz da.

Bu nedenle teşekkür ederim etrafımdaki tüm kadınlara ve erkeklere. Bilhassa kadınlara.

Hemen giydim bugün aldığım hediye t-shirt'lerden birini. Hep giyeceğim de.

Geçmişime saplanıp kalmamayı öğrendim. Geçmişime küs de değilim. Hani derler ya "merhaba merhaba" aynen öyle hehehehe.

Hala şımarık çocuk olmama şaşırıyor bazıları. Elimde değil ki. Bilerek yaptığımı düşünüyor bazıları. Farkında bile değilim. Ben rahat adamım. Canım kahkaha atmak istiyorsa atarım...

Canım öpmek istiyorsa öperim ucunda tokat varsa bile. İzin almam ama ne gülmek ne öpmek için.

Hayatta izin alınmadan yapılacak iki şey vardır; gülmek ve öpmek...

Önce öperim sonra gülerim. İkisine de izin almam=)

Bu yaşımda da bunları hissettim işte. Bakalım seneye neler hissedeceğiz. Güzel zamanlar bunlar. Kıymetini bilmek lazım. Üç günlük ömürde üçün beşin hesabını yapa yapa yolun sonunu görüp geriye dönmek istiyoruz ama çok geç oluyor. Hesap yapmadan atlamalı artık denize. Soğuksa soğuk sıcaksa sıcak. Kaç kere geliyorsun be dünyaya! Atla işte bakmadan ardına. Birileri gelir ardından merak etme sen cesaret edersen bu şekilde.

Dediğim gibi en iyi sevgili Oscar'ı alamadım ama en iyi kanka dalında aldım ödülümü. Kim bilir seneye en iyi sevgili ödülü alırım. Belki de aşkta ömür boyu başarı ödülü hahaha

Hiç gülmeyin iddialıyım topla tüfekle ağır sanayi hamlemle geliyorum=))

Ben asla 1. veya ikinci olma peşinde olmadım hayatta. Olmayacağım da.
Bunu en son söylediğimde genç bir hanımefendi bana "neden?" dedi.

Ben de ona "çünkü hiçbir 1 ya da 2 benim gibi bir 3 olamayacak da ondan" dedim.
(Eskişehir.. İlk doğum günüm... )



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder